|
siir , ask siirleri , milliyetci siirler , siir , edebiyat , guzel soz , HAZIR MESAJ, AYRILIK Siirleri , serbest Siir , Turkoloji , hikayeler |
|
enkazının arasında ayakta kalanlara….. |
"Yalnızlıklar yığını olmuş akşamlar. Kapanmış kalplerin idamlık kapıları. Sessizler adasının ıssızlar limanında kaderine terk edilmiş umutlar yaşanıyor. Ömür yolların çakıl taşları oluyor, açlık ise kalplerin amaçsız atışları. Kızgınlığa meyilli dalgalar üstüne üstüne geliyor dirençlerin. Gitmediğin yerlerde hissediyorsun kendini.
Ne yapacağını, yaşadıklarının senin için ne anlama geldiğini bilmiyorsun. Öylesine izliyorsun olup biten ne varsa. Sürekli su alan kayıkların batmaya direnen çığlıklarında, suya bulanmış acılar içindesin.
Çocuklukta kurulan hayallerin bir türlü elde edilemeyen büyüklüklerinde, yas tutuyorsun geçmek bilmeyen günlere.
Bedeninin genç uykularında yaşlı rüyalar görüyorsun, henüz açmayan yaprakların kasım sancısı gibi.
Ayaklarının yorgunluğu sessiz haykırışlarının yankısı sanki, boğuyor bedenini olmadığın sularda. Sende takılıp gidiyorsun tıpkı oradaymış gibi, kaçınılmaz sonların başladığı yerlere.
Kalbinde biraz kırgınlık, gözlerinde yaşlılık ve de artık bitmek bilmez yorgunluklar gizlenmiş hayatına.
********
Hayatın ortasında, nefes alan, hayal kuran, kurduğu hayalin kenar mahallesinde üzerindekini her an atmaya hazır bir iskemlede etrafına bakan yabancı. Suskun bakışların derinliğinde deprem deprem sallanan, buna rağmen yalpalamadan yürüyebilen... Enkazının arasında ayakta kalan vazoya kırgın yabancı. Sevda çeken, sevdiğinin, sevdasının arasında kalmış, hangisini sahipleneceğinin bilinmezliğinde kendine yabancı.
Etrafı insan, etrafı buram buram hayat kokarken, etrafındaki insanlara ve kendisine verilen selamların içtenliğine yabancı kalmış.
Kimin suçu bilmiyorum bu yabancılık. Neye kırgın, niye kırgın ve hangi aleme yabancı bu yabancı. Hangi suçun bağışlanmazlığında veya hangi duygunun yabancılığında düşmüştü bu yabancılığa.
Etekleri sisli dağların yamacında ilerliyor, hayal yurdunun bir ayağı kırık iskemlesine. İçin için akan suların hıçkırığından geliyor, enkaz yurdunun bulunması imkansız kırgınlığına. Ve sevda aleminden geçiyor, hiç tanımadığı sevgilinin kendinsizliğine.
Etrafı insan, fakat kokan selamlar değil çiçekler, koparıldıktan bir müddet sonra artık kokmayan çiçekler.
Hayal yurdunun hayalciliğinden, enkaz yurdunun gerçekliğine yaklaştıkça, kendi yurdunun yabancısı oluyor bu yabancı ve kendi yabancılığının yabancısı kalıyor.
tomurcuk " |
| Alıntı |
Arkadasina
Gonder Siiri
YAZDIR Yorum Ekle |
Okunma : 44
Aldýðý Oy : 9.00
Gönderen : admin
|
|
|
|